Tag Archives: orucun çeşitleri

RAMAZAN-I SERIF-E ADIM KALA!…Orucun da cinsi olur mu?

Standard

Hepimiz oruç tutacagiz kismetse, bunun için de Rabb’imize hamd ve şükürler ediyoruz. Nice kimseler var ki, böyle bir mükellefiyeti ifa etme imkanından mahrumdurlar. Meşru sebeplerden dolayı mahrumdurlar, hiçbir sebep olmayıp iman ve irade zaafından dolayı mahrumdurlar.
Meşrû sebeplerden dolayı oruç tutmayanlar bir bakıma gerçek mahrum sayılmazlar. Zira onlar için, meşru mania gidince oruçlarını tutmaları mümkün olur. Yahut da her oruç başına birer fidye vermekle yine de oruçlarını tutmuş olma huzuruna erişir, mutlu olabilirler.

Mahrumiyetleri söz konusu olmaz. Ama iman ve irade zaafından, aşk ve şevk eksikliğinden dolayı oruçlarını tutmayanlar cidden mahrumiyet duygusu içinde olurlar gibi geliyor bana…

Hatta denilebilir ki, böyle bir mahrumiyet duygusunu vicdanlarında duymaları bile onlar için iyi bir vasıf ve meziyet sayılabilir. En kötüsü, bu pişmanlık hissinden de mahrum kalmaktır. Çünkü on bir ay boyunca bütün nimetlerine karşı bizi serbest bırakan Rabb’imizin bir aylık bir irade imtihanına tabi tutması, kaybedilecek bir imtihan değildir. Dünyamıza da, ahiretimize de faydası vardır bu bir aylık irade imtihanının…

İşte biz bu irade imtihanını kaybedenlerden olmak istemedigimiz için Rabb’imize hamd ve şükürler ederken, bir nefs muhasebesi yaparak kendimize şöyle bir soru da soruyor ve diyoruz ki:
– Nasıl bir irade imtihanı veriyor, ne türlü bir oruç tutuyoruz? Orucumuz hangi cinsten bir oruç?

Diyebilirsiniz ki: Orucun da cinsi olur mu? Normal oruç tutuyoruz işte. Orucumuzu bozucu şeyleri yemiyor, içmiyor, midemizi oruç bozucu şeylerden koruyoruz.

– Doğrudur. Oruç bozucu şeylerden uzak kalınca oruç tutulmuş, borçtan kurtulmuş olunur. Ancak böylesi oruç (avam) orucudur.

Bir de (havas), onun üstünde de (havassü’l-havas) orucu vardır. Acaba bunlardan da hissemiz var mı? Yoksa sadece (avam) orucu ile mi iktifa etmiş oluyoruz? Geçen Ramazanlarda genişçe yaptığımız bir tasnifi şu anda pek hatırlamıyor olabilirsiniz. Birazcık açayım konuyu…

Üç türlü oruç vardır: Avâm orucu, havâs orucu, havassü’l-havas’ın orucu.

1- Avâmın orucu bizimkidir, diyebiliriz… Sadece oruç bozucu yemek-içmek gibi maddî şeylerden kaçınırız. Ağzımıza oruç tuttururuz, midemizi yeme içmeden muhafaza ederiz…

2- Havas’ın orucu ise sadece ağzına oruç tutturmakla kalmayıp diğer organlarına da oruç tutturmak şeklinde gelişir. Meselâ, diline, gözüne, kulağına, eline, ayağına da oruç tutturmak isterler. Oruçlu iken diliyle asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, gözleriyle harama bakmazlar, ayaklarıyla haram yola gitmezler. Elleriyle haram şey tutmazlar. Kulaklarıyla da haram sohbet ve sözleri dinlemezler. Bunları oruçlarını bozucu hatalar olarak kabul ederler.

3- Havassü’l-havas’ın oruçları ise bu organlarıyla da iktifa etmeyip çıtayı daha da yukarıya dikerek hayallerine, kalplerine de oruç tutturmaya yönelirler. Yani kalplerine kötülük getirmezler, günah şeyleri hayallerinden geçirmeyi dahi oruç bozucu eksiklik kabul ederler…

Ne dersiniz bu oruç çeşitlerini bir düşünelim mi?
-Bizim orucumuz hangi oruç cinsindendir?

Olmazsa olmaz olan avam orucundan mı? Havas’ınkinden de nasibimiz var mı? Yoksa siz daha da ileri gitmişsiniz de havassü’l-havas’ın orucundan da hisseler almakta mısınız?.. Yani kalbinize, hayalinize de mi oruç tutturmaktasınız?

 Bu konuyu bize ümit veren şekilde düşünerek şöyle de diyebilir miyiz: Bütün gün yemeyip içmeyerek midesine oruç tutturmak suretiyle avam orucunu gerçekleştirenler, ayrıca diğer organlarını da hiç kötülükte kullanmayıp hep iyilikle meşgul etme titizliği göstererek elleriyle Kur’an tutuyorlarsa, gözleriyle Kur’an’a bakıyorlarsa, dilleriyle Kur’an ve dualar okuyor, kulaklarıyla bunları dinliyorlar, ayaklarıyla ibadet yerlerine yürüyorlarsa…

Avam orucuyla kalmamışlar, diğer organlarına da oruç tutturmuş olmuyorlar mı? Böylece avam orucuyla kalmayıp havas orucundan da hisse almaları söz konusu oluyor mu?..

Bu durumda bizim avam orucuyla kalmayıp havas orucundan da hissemizin olduğunu söylememiz mümkün değil mi? Her ne kadar kalbimize, hayalimize de oruç tutturamasak dahi diğer organlarımıza oruç tutturmamız söz konusu olmuyor mu?

Ne dersiniz orucumuzda avam basamağında kalmayıp havas basamağına da yükselmemiz kolay ve mümkün değil mi? Oruca niyetlenirken böyle bir niyet ve azmimiz olsa, daha özel ve güzeline niyetlenmiş olmamız söz konusu olmaz mı?..

Ramazan-i Serif-e henüz var.Manevi yönden hazirlik icin gec kalmıs sayılmayız

alıntı

Selam ve Dua ile…

Reklamlar