Monthly Archives: Haziran 2010

Aşkın en güzel libası sözdür…

Standard

Aşkın en güzel libası sözdür. Söz eğri büğrü bugün. İri kıyım günahlara bulanıyor renkler. Aşksızlıktan nefesi kokanlar ete tapınmayı aşk sanıyor. Yazıyor kalem, kalemin inlediklerini duymuyor. Su akıyor, ama yol bulamıyor. Suyun sızısı sadece masallarda, mesellerde, Yusuflar kaçmış masallara, sözü söz eden ne varsa tekmili müntehir bir gazele önsöz olmakta …

 Aşka uygun kumaş aranmalı… Sonra…

 Sonra bunu aşka yakıştıracak, iğneyle kuyulara gül diken bir terzi olacak kalem tutan. Sonra…

 Misallere ulanan bir aşk anlatısı başlayacak. Ve asırlarda yuvarlana yuvarlana bir kar topu gibi gelecek çarpacak dimağlarımıza… Güllerle bülbüllerin sırtına yüklenen mısralar kolyesi takınacak gerdanına aşk… eski… eski olduğu kadar kıymetli…

Eski fakat tutarlı ve iyi… özü ayağa düşürmeyen, şekli de ayak bağı etmeyen dizeler divânesi… Sonra Fuzuli mısraları, Nedimce tahkiyeleri ile Hayati önem taşiyan imzalar atılacak sonlara…

Memati’nin anlamı zarif bir şair olacak o zamanlar… Bizlere bırakılan…

Nedim’in laleler içinde gördüğü güzele yazdığı mısralara kahraman olma arzusu… Kim istemez Fuzuli’nin hayran olduğu bir güzel olup dolanmayı dillerde? Ve sona gelirken… İnsan rahat durmayacak elbet, kavramlarla -ve hatta onlara yükledikleri anlamlarla- savaşmaya başlayacak. çünkü insanlar kelimelerle dirildiği gibi ölüyor kelimelerle..Susup yaşayamadığı için, yazıp berbat etmeye başlayacak ancak.. benim gibi ne gam ilahi! Ve savaş başlar!!!

 Aşka yakışacak kaç libas kaldı?

İlgimi çeker bazen, bizde neden ağlayanın masum olduğu hissi uyanır? çığlıgı koparan, vaveylaya sığınan, paçayı yırtması gereken bir işe bulaşmış hissi uyandırır ben de genelin aksine. demiştim iyi niyetler çöplügü bana göre değil. he bu kötü niyetli olduğum anlamına gelmez, sadece daha kuşatıcı bir düşünce işçiliğine talibim… Misal…

Bülbül divane olup uçar şakırken bu dizelerde, susup toprağa mıhlı kalmak gülün kaderi olacak.. vefasızlık yaftasını yiyen de, dut mevsiminde bülbülün sükutunda eriyen de gül olacak…

Pervane uçup dolanırken gökyüzünde, yanıp erimek düşecek şem’e..pervaneyi yakan şem’e yıkılacak suçlar, pervane olmaya özenecek insan…erimek ve sevdiğini yakmak hep şem’in işi… Şimdi unutun tüm bunları, tek beyitlik olsun acıyın gül’e ve şem’e ey insan! … dut mevsimine kadar bülbülün aşkı madem.. ey gül, sen de vur kalbine bülbülünün her dem.. …

Ve savaş bitmez!!

Çünkü insan kelimelerin bile kanını dökmeyi sevendir!

( alıntı )

Selam ve Dua ile…

Feda Ettim!

Standard

Bütün benliğimle bütün emvâlimi karşılığında Cenneti dahi istememek suretiyle sana feda ediyorum

Allah’ım!…

Bu bir ahiddir. Bu bir sözdür. Kulun Rabbine verdiği sözdür. Herkesin huzurunda şahit tutarak feda ediyorum! Verdiğin bütün her şeyimi hakikî sahibine karşılığında rızanı almak sûretiyle satıyorum! Zaten hakikî sahip Sensin. Satmaya hakkım yok! Emanet hakikî sahibine verilince satılmaz! Ama ben rızan için satıyorum işte…

Benim olmayan malı satıyorum.. Allah’ım hakikî mal sahibi olan Sana! Sen emanet verdin. Bende rızan için geri veriyorum!…

Bütün sevdiklerimi feda ediyorum Allah’ım!

Çünkü sevdiklerimin asıl sahibi de Sensin…Veren de Sensin, alan da Sensin. Senin rızan için vazgeçmek gerekiyorsa vazgeçiyorum Allah’ım! Yakup misâl ayrılığa razı oluyorum Allah’ım! Sen istemezsen vazgeçiyorum Allah’ım…

Sen razı değilsen istediğin her masivâyı terk etmeye hazırım! Bütün zerrelerimle haykırıyorum! Hazırım! Sen istemezsen olmasın Allah’ım. Sen razı değilsen en sevdiğimi de al götür benden Allah’ım…

Feda ediyorum senin için bin kez daha feda etmeye hazırım…

Sahabe misâl ‘’Anam babam sana kurban olsun’’ sözünü bütün hayatımın her karesinde yaşamak istiyorum! Talep ediyorum. Fiilimle yapamasam dahi küllî niyetimle arz ediyorum Padişahım! Veremesem dahi vermeye niyet ettiğim benim olmayan bütün emvâlimi Sana veriyorum Allah’ım! Ey Rabbim! Ben razıyım Sen’den. Sen de benden razı ol!

 Ey Vedûd! Ben Seni sevdim. Sen de beni sev! Ey Vekîl! İşimi sana havale ettim! Sende en güzeliyle cevap ver…

 Not: Bu yazı bir duâ mahiyetindedir. Yoksa feda etmeyi gönül arzu etse de nefis-şeytan-ene üçgeninde kıvranan bir zavallıyım.. HATİCE DURAK