Monthly Archives: Haziran 2012

Hadis-i Şeriflerler de buyruldu ki:

Standard

Hadis-i şeriflerler de buyruldu ki:

Yalnız Cuma günü, oruç tutmayın! Bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla tutun. [Buhari]

Recebin 27. günü oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir. [İ. Gazali, Ebu Musa el Medeni]

Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur

Her ay 3 gün oruç tutan, yılın tamamında oruç tutmuş gibi olur.) [Müslim]

Her ay 3 gün oruç tutanın kalbindeki kin yok olur. [Bezzar]

Her ay 3 gün oruç tutanın kalbinin pası temizlenir. [Nesai]

Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır. [Taberani]

Miraç Kandili (Arapça: لیلة المعراج,Farsça: شب معراج),Bu Gece de Neler yapmalı ?

Standard

İslam dininde kutsal sayılan gecelerden biridir.Recep ayının 27. gecesidir. Müslümanlar bu gecede peygamberleri Hz.Muhammed’in(s.a.v.), Mekke´deki Mescid-i Haram´dan, Kudüs´teki Mescid-i Aksa´ya götürüldüğüne, oradan da gökleri aşarak, Allah´ın katına ulaştığına inanırlar. Bu olayın bahsi İslam’ın kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’de İsra suresinde geçer. Bu olaya miraç ya da göğe çıkış denir. Beş vakit namaz, bu gecede farz kılınmıştır. Bakara suresinin son 2 ayetleri tebliğ edilmiştir ki bu ayetler, iman esaslarını ve dua cümlelerini içermektedir. Bu mübarek günde genelde Müslümanlar dua eder, tesbih çeker ve Yasin suresini okurlar.

Bu Gece de Neler yapmalı ? Bu mübarek Geceyi Nasıl İhya etmeli ?

1- Mîrac gecesinde,mutlaka bir camide olun! Çünkü camide olmak ile evde olmak arasında çok büyük farklar var… Camide kılınan namaz, evde kılınan namazdan yirmiyedi kat daha sevaplı, eğer mescid ise… Cuma namazı kılınan büyük cami ise elli kat sevaplı… Bir de camiye giderken, gelirken attığın her adımdan insanın bir günahı affoluyor, bir hasene kazanıyor, bir derece de terfi ediyor, rütbesi yükseliyor. O’nun için Mîrac gecesinde dikkat etmeniz gereken şeylerden birisi yatsı namazında mutlaka camide olacaksınız. Sabah namazında da mutlaka camide olacaksınız. Çünkü Hz. Osman (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibidir. Kim de sabahı da cemaatle kılmışsa gecenin tamamını ihya etmiş gibidir.Bu mükâfatı kaçırmamak lâzım!

2- Geceyi oruçlu olarak karşılayalım ve ertesi günü de, yani Receb ayının 26 ve 27. günlerini oruç tutalım. Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz buyuruyor: “Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur

3– Salat ü selâm okuyalım.. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize hiç olmazsa bir tesbih, salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, “Es-salatü ve’s-selamü aleyke ya Resûlellah” demeliyiz. 

4- Bu mübarek gece kusur ve günahlarımızdan tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih “Estağfirullah” demeliyiz.

5- Namaz kılalım.. Bu geceyi namaz kılarak ibadetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. Mîrac gecesi ve gündüzündeki namazları cemaatle kılmaya son derece gayret göstermelidir. Kaza namazı bulunan kimseler, bu namazlarını kaza etmeye çalışmalıdırlar. Üzerinde namaz borcu olan kimsenin bu gecede hiç olmazsa bir günlük namaz kaza etmesi uygun olur. Böylece hem borcunu öder hem de geceyi ihya etmiş olur. Yatsı namazından sonra 12 rek’at “Hacet namazı” kılınır. Beher rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namaza niyet:Yâ Rabbî, rızâ-i şerîfin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrârını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili habîbin Resûl-i Zîşan Efendimiz hürmetine ben âciz kulunu afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle, Allâhü Ekber.

Namazdan sonra: 4 Fâtiha-i şerîfe, 100 defa: “Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym” 100 İstiğfâr-ı şerîf, 100 Salevât- şerîfe okunup duâ yapılır. Bu namazda, İhlâs-ı şerîfeler 100’er adet okunursa veya bu namaz 100 rek’at olarak kılınırsa; bunu yerine getiren mü’min huzûr-i ilâhîye namaz borçlusu olarak çıkmaz. Namaz borcu olanların hiç olmazsa 1 günlük namazlarını kaza etmeleri makbul olsa gerekir.

6- Mirac gecesinden sonraki gün, mutlaka oruçlu olmalıdır. o gün öğle ile ikindi arasında 4 rekat namaz kılınır. Her rekatta Fatiha’dan sonra: 5 Ayetül Kürsi, 5 Kul ya Eyyühel Kafirün, 5 İhlası şerif, 5 Kul euzu birabbil felak, 5 Kul euzu birabbinas okunur.

 Alıntıdır.

İnsaallah

Standard

Asil bir sükûnetin dizi dibinde nefeslenmektir “İnşallah”…

Varlığın sarp yokuşlarında nefesi kesilir insanın…

Dudağına değince “İnşallah!” sözü; varlığı yoktan varedenin, yokluğu hiç sebepsiz varlığa doğru genişletenin iradesinden nefeslenir. Zamanın dar köşelerinde sesi eksilir insanın…

Sesini bürüyünce “İnşallah!” kelamı, zamanı genişletenin, ömrü ebede bitiştirenin dilemesinden beslenir. Gündelik telaşların hızla inip kalkan göğsünde aklı daralır, kalbi yorulur insanın…

Kalbini atınca “İnşallah!”ın asude iklimine, aklı aklanır, kalbi durulur.Dünyevî önceliklerin hazla gidip gelen sarkacında ruhu hoyratça savrulur insanın…Yüzüne gülünce “İnşallah!”ın muştusu, ruhu sılaya taşınır, hüzünleri yağmurda ıslanır. “Ben benden ötesine teslimim…” diye/bilenin inşirahıdır “İnşallah”…

Kendi varlığının yükünü zayıf omuzlarından atıp hafiflediğinin resmidir “İnşallah”…

Kendini kendinden öte taşıyan/taşıran insanın kabuğunu zorlayışıdır “İnşallah”… “Ben buradayım ama burada kalmaya razı değilim…” diyebilenin meydan okuyuşudur. Ellerine kudret elinin sarıldığını, gözlerine bin kutlu nazarın ışık olduğunu, yüzünü çevirdiği her yönde tek ve bir teselli vechinin beklediğini ilan edişidir…

Kalbine yüklenmiş dağları bir nefeste silip süpürmektir inşallah. Varlığın koynuna tutunmuş insanı sonsuzluğun ufkuna doğuran bir sızıdır “İnşallah”… İnşallah, sebeplerin kör kuyusuna uzatılan ışıltılı bir kovadır. Ağaç köklerini ve toprağı kucaklaştıran “İnşallah”tır; toprağa hayat bahşetmektir, taşa pınarlar dilemektir. “Allah dilerse” tohum toprağa katışır; toprak ve tohumun boş ellerine çiçekler sunulur, kurak avuçlarına hayat akıtılır. Nereye indiklerinden habersiz, rüzgâr nereye eserse oraya gitmeye hevesli yağmur taneleri, “Allah’ın dilediğince” boynu bükük toprağı sevindirir, güllerin al yanağına gözyaşı olur, sabahın ak göğsüne şebnem diye tutunur. “Allah’ın dilemesiyle” sert ve ağır taşlar, ince ve nazenin köklere yol olur; o latif güzellerin kalplerine dokunmasıyla yollarında toprak olur.

İnşallah, Yusuf’un[as] kuyuya iten hainlerin tuzaklarının itildiği kuyudur. O’nun dilemesidir ki Yusuf’u kuyudan çıkardı, kuyuyu Yusuf yüzlülere sırdaş eyledi. İnşallah, Yusuf’u[as] ucuza satan bezirgânları yok pahasına satan sırdır. O öyle istedi ki, kölelik ve kulluk Yusuf’la nice kralların erişemeyeceği şeref ve itibar bilindi. İnşallah, İbrahim’i[as] ateşe savuran ateş yüzlülerin kavrulduğu ateştir. O öyle diledi ki İbrahim’in teninde ateş güle çevrildi, alevin yanağından serinlik devşirildi. Dudak ile tebessümü birbirine yapıştıran sırdır “İnşallah”…

 Yüzün yüzüne düşen hüzünleri dağıtan dokunuştur “İnşallah”…

İki kalb arasındaki soğuk mesafeleri eritip ısıtan ateştir “İnşallah”…

Güneşin alevlerini gülün yanağına al al indiren serinliktir “İnşallah”….

Kelimelerin suskun hecelerinin koynuna anlamlar sunan hikmettir “İnşallah”…

Sesleri söze bürüyerek birbirine bitiştiren, kaynaştıran mayadır “İnşallah”…

Göğüslere nefesleri ele avuca gelmez, dokunulmaz, şeffaf bir genişlik olarak dokunduranın tenezzülüdür “İnşallah”….

“Elif”tir İnşallah…

Varlığın alfabesinde dimdik duruştur. “Lâm”dır İnşallah…

Yokluğun koynunda dupduru bir bakıştır. “Mim”dir İnşallah…

Hicranın solgun yanağına dosdoğru bir Muhammedî eğiliştir.

Senai DEMİRCI