Çizdiğin Resme Dikkat Et

Standard

Öyle diyor Mevlânâ:

“Dün, dünle beraber gitti cancağızım.
Bugün, yeni şeyler söylemek lâzım.”

Biz de öyle yapalım…

Yepyeni bir ruhla ve aşkla uyanalım. Hayat toprağımızı yeniden karıp karıştıralım. Ve toz toprağın içinden o günün en güzel gülünü çıkaralım…

Evet, öyle yapalım. Günümüze Hz. Peygamberin (a.s.m.) bir duâsı ile başlayalım:
“Ey Rabbim! Bu günün ve bundan sonra gelecek günlerin hayrını Senden isterim ve şerlerinden Sana sığınırım…”

Geçenlerde bir resim sergisinin açılışına dâvetliydim. Hatıra defterine bir şeyler yazmaya çalıştım. Oraya yazamadıklarımı ise, sizlerle paylaşayım dedim.
Sevgili genç kardeşlerim. Bir gönül sohbetine ne dersiniz?..
Bu dünyada herkes kendi resmini çizer.
Öyleyse çizdiğin resme dikkat et.
O resimler; kare kare tuvale aksettirdiğin o şeyler yorumlanacak bir gün…
İyi bil ki, kendi resmini çiziyorsun yaşarken…
Uğraştığın neyse, sen o’sun işte.
Gün gelip bu resim yorumlanacak…
Erbabı ve ehli tarafından.
Hem de en ince ayrıntısına kadar…
Ne fazla, ne eksik. Ne az, ne de çok.
Duvara vuran aksin, yere düşen gölgen bile unutulmayacak.
Yaman bir gün olacak.
Ufak ufak ama her şeyi yazılı bulacaksın o resimde. O gün, her şeyi…
Elde kalem ya da fırça fark etmez, sen hayat denilen tuvale kendi resmini çiziyorsun.
Söylediğine ve yaşadığına dikkat et.
Bu dünyada büyük bir aynanın önündesin. Boy aynasına bakıyorsun. Ve senin resimlerin aksediyor aynalarda. Uyusan da, uyumasan da…
Aynalar emiyor, yutuyor bir bir suretlerini, çizgilerini. Çizdiklerini.
Belki de farkında değilsin.
Gizli kameralar önündesin. Ona göre yaşa, ona göre gör, ona göre görün.
Sen neysen o’sun.
Seçtiğin yoldasın.
Seçtiğin neyse o yolda yürüyorsun.
Bize verilenden sorumluyuz. Güzel izler bırak.
“Kolay bırakılan izler çabuk silinir,” biliyorsun.
Değiştirmek istersen resmini o da elinde…

Beğenmiyorsan aynadaki görüntünü, geç kalmış sayılmazsın nefes aldıkça.
Güzel izler bırak geçtiğin yollarda. Güzel suretler düşür aynalara.
Kaybolan günleri, ah vah edip yandığın görüntüleri sil, çıkar aradan.
Sana yakışan halleri, tavırları, suretleri, sıfatları takın. Öyle görün aynalarda.
Riyadan uzak, sahteden ırak olsun ruhun.
Bulutların arasından parlayan yeni ay gibi pırıl pırıl göster çehreni.

Ey suretler, ey aynalardaki görüntüler. Zaman zaman bulutlansa da yüzünüz, hüzün kaplasa da içiniz, siz üzülmeyin.
Bak ne güzel diyor Mevlânâ:
“Lâ tahzen/ üzülme; bir yandan korku, bir yandan ümidin varsa/ iki kanatlı olursun./
Tek kanatla uçulmaz zaten./ Lâ tahzen / üzülme; sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu almaktır./

Allah, sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır, niye kederlenirsin?
“Lâ tahzen/ üzülme; taş, taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olmak dileyen taş; ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır.”

Güneşin altında kaybolan bir şey yok. Unutulduğu zannedilen her şey, her değer gün ışığına çıkar bir gün.
Ona göre dur, ona göre görün, ona göre çiz resmini.
Sen kendi hayatını yazmaktasın. Dikkat et, kalemin ne işliyor, ne yazıyorsa sen o’sun.
Bediüzzaman bak ne diyor:
“İşte, dünya süslü bir menzildir. Her birimizin hayatı bir endam aynasıdır. Şu dünyadan her birimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayatımızdır. Belki o hususî dünyamız ve âlemimiz bir sayfadır, hayatımız bir kalem onunla, sahife-i a’malimize geçecek çok şeyler yazılıyor.” (Mektubat)

Gün gelecek çizdiğin resim yorumlanacak ona göre.
Nasıl yaşarsan öyle aksedecek aynalara.
Çizdiğin kendi resmindir senin.
Aynalar önündesin. Aynalar emiyor her kareyi, her anı hapsediyor, sabitliyor resmini.
Ebedî bir hesap için zaptediyorlar.
Şimdi suretlerdesin. Sonra aynalarda ve görüntülerdesin. Dikkat et.
Maskeye ihtiyacın yok. Allah’ın verdiği o güzel yüze bir yüz daha ekleme.
İki yüzlülerden olma.
Sadelik ve yalınlık yakışıyor yüzüne.
Hüzün yakışıyor sana.
Öyle kal, daha güzelsin.
En güzelin ayinesisin.
Er adamına, dâvâ yiğidine yakışıyor hüzün.
Ver kendini Allah’a
Vur kendini tartıya.

Dünyayı saran yalanları ve korkulu rüyaları uyanışınla uyandır.
Donuklaşan ruhları, milyon hayatları kalbin ısıtacaktır.
Senin kalbin, o en güçlü yanın yapacaktır bunları. Yeter ki inan, Allah’a güven ve O’na dayan…
Sen neysen o’sun.
Neyle meşgul olduğuna bir bak.
Allah seni ne için yaratmışsa onunla ol. Fuzuli işleri bırak.
Melekler şahidin olsun. Aynalar en güzel anlarını tutsun. Bir gün gelip çizdiğin resimler yorumlandığında yüzün aklardan daha ak olsun.
Seni seviyorum diye, senin üstüne üstüne gelen sahte sevgilerden medet yok.
Allah, kalbini korusun.
Yalan yanlış sevgilerden.
İnsanı bu kadar sevdiğini söyleyenler, sen de biliyorsun ki yalan söylüyorlar. Bunlar seni kendine esir ederler. Sevgiler araç olmalı Allah’a giden yollarda, amaç olmamalı. Kalbin yolunu kesen eşkıyalar da var dikkat et. Alkıştan, şöhretten, üzerine abanan ellerden, yaban ellerden Allah korusun seni.
Seni sevenler, seni ait olduğun yere bıraksınlar. Allah’a bıraksınlar. Rabbim seni bu zorlu sınavda yalnız bırakmasın.
Sen sadece O’nun kulusun, O’nun eserisin ve O’na aitsin. Bir kölenin iki efendisi olmaz.
Haydi hoşça kal. Allah’a emanet ol.
Dikkat et, kalbin ve düşüncen neredeyse, kiminleyse sen o’sun. Dilerim bu uğurda bahtın ve talihin sana açık olsun.
Çizdiğin resme dikkat et. Yorumlanacak bir gün.

alıntı 

Reklamlar

One response »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s