Yeminlerimizi Hatırlayalım

Standard

islamasevgirad

Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediginiz zaman, onunla sizi bağladığı misakını hatırlayın. Allah’a karşı takva sahibi olun, muhakkak ki O, göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.

Sonra Allahü teâlâ onu devirde hidayetçisini hidayetle gönderip bu yeminleri Tebliğ ettirirmek suretiyle insanlara hatırlatıyor.

20/TAHA 123
Kâlehbitâ minha cemîan ba’dukum li ba’dın aduvv (aduvvun), fe imma ye’tiyennekum Minni huden fe menittebea hudâye fe Lâ yadıllu ve Lâ yeşkâ.
(Allahü teâlâ şöyle) dedi: “İkiniz oradan () inin aşağı! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka Hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tabi olursa artık o, dalâlette kalmaz ve Saki olmaz.”

Her devirde Hidayetle hidayetçi (nebi resul veya veli resul) yeminleri bize hatırlatıyor.

Allah’a kul olmak, Allah’a ulaşmayı dilemekle başlar (Zümer 17).

Işte fizik teslimi için ilgili Verdiğimiz vucud ahd:

36/YASİN 60
E lem a’had ileykum yâ beni âdeme en la ta’budûş şeytan (şeytâne), innehu lekum aduvvun Mübin (mubinun).
Ey Âdemoğulları! Ben, Sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

36 / YASİN – 61
Ve eni’budûnî, Haza sırâtun mustekîm (mustekîmun).
Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak) tır.

Nefsimiz Allah’ın Zikri ile tezkiye ve tasfiye olarak Allah’a teslim olur.
Nefsimizi tezkiye ve tasfiye edeceğimize dair yemin Verdiğimiz:

74 / MUDESSİR – 38
Kullu nefsin Bima kesebet rehîneh (rehînetun).
Bütün nefsler, iktisap ettikleri (kazandıkları) dereceler sebebiyle (Karşılığı olarak) rehinedirler (bağlıdırlar).

74 / MUDESSİR – 39
Illa ashâbel yemin (Yemini).
Yemin sahipleri (yeminlerini yerine getiren nefsler) hariç.

74 / MUDESSİR – 40
Fî cennât (cennâtin), yetesâelûn (yetesâelûne).
Onlar cennetlerdedir. (Diğerlerine) sorarlar.

91 / ŞEMS – 9
Kad efleha erkek zekkâhâ.
Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.

Ruh emaneti Ahzab 72 de göklere, arza, dağlara teklif edildi, ancak onlar kabul etmediler.Cahil ve zalim (19 nefs afetinden ikisi) olan insan kabul etti buyurulmaktadır

Ruhumuzun ve serbest irademizin Allah’a teslimi ile ilgili misakimiz:

13 / RAD – 20
Ellezîne yûfûne bi ahdillâhi ve Lâ yenkudûnel Misak (misâka).
Onlar, Allah’ın ahdini ifa ederler (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah’a teslim ederler). Ve misaklerini (diğer teslimlerle birlikte iradelerini de Allah’a teslim edeceklerine dair misaklerini) bozmazlar.

13 / RAD – 21
Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb (hisâbi).
Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.

13 / RAD – 22
Vellezîne saberûbtigâe vechi ukbed sirren ve alâniyeten ve yedreûne bil hasenetis enfekû MIMMA rezaknâhum Salate seyyiete ulâike lehum ve ve ekâmûs (Dari) dar rabbihim.
Onlar, sabırla Rab’lerinin vechini (Zat’ını, Zat’a ulaşmayı ve Allah’ın Zat’ını görmeyi), onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir ve namazı ikame edenler dileyenler. Ve seyyiati, hasenat ile () Savan kimselerdir iyilikle. İşte onlar için, bu dünyanın (güzel bir) akıbeti (sonucu) vardır.

Ve Allahü teâlâ, Enam 152 de Elest Bezminde Allah ile Yaptığımız yukarıdaki ahdlerin dünya hayatında yerine getirilmesini emrediyor.

6 / En’am – 152
Ve Lâ takrebû mâlel yetîmi illa billetî hiye ahsenu hatta yebluga eşuddeh (eşuddehu), ve evfûl keyle vel mîzâne bil kist (kıstı), La nukellifu nefsen ve bunlar vus’ahâ iza kultum fa’dilû ve lev kane za kurbâ, ve iki ahdillâhi evfû , zâlikum vassâkum bihî leallekum tezekkerûn (tezekkerûne).
Yetimin Malina, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.

Nisa 58 de de yine bize vermiş olduğu Ruh, vech, nefs ve serbest irade emanetlerini kendisine (dünya hayatında YAŞARKEN) teslim etmemizi emir buyruyor.

4 / NİSA – 58
İnnallâhe ye’murukum tr tueddûl emânâti ila ehlihâ ve iza hakemtum beynen nasi en tahkumû bil ADL (adli), innallâhe niımmâ yeızukum bih (bihî), innallâhe Kane semîan basîrâ () basîran.
Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik Yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah onunla size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.

Sonuç: Allahü teâlâ Taha 123 istatistikleri ve Bakara 38 de hidayetle gelen hidayetçiye (nebi resul veya veli resul) tabi olanların dalalette kalmayacağını ve cehenneme gitmeyeceği, onlara korku olmadıgını, onların mahzunda olmayacağını ifade buyuruyor.

Ayrıca Yunus 47 ve Nahl 36 da bütün (kavimlere, ümmetlere) milletlere resuller gönderdiğini, İbrahim 4 de her kavme kendi lisanlarıyla resuller gönderdiğini ifade buyuruyor. Rad 7 de bütün Kavimlerin hidayetçileri vardır buyuruyor. O halde bu resullerde her devirde bu yeminleri insanlara hatırlatıyorlar.

İşte kim onlara tabi olursa Allah’a verilen yeminleri yerine getirmek üzere yola çıkmış olmakla kalmıyorlar, cehennemden de kendilerini kurtarmış oluyorlar.

Selam ve dua ile …

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s