Hadislerle Güleryüz,tatlı dil

Standard

Dosta, düşmana, iyi, kötü, herkese, tatlı dil ve güler yüz göstermeli, fitne çıkarmamalı, düşman kazanmamalıdır. İnsanlara yapılacak en faydalı ihsan, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler yüzdür. İneğe tapanları görünce, ineğin ağzına ot vererek, düşmanlıklarına mani olmalıdır!

 

Hafız-ı Şirazinin, (Dostlara doğru söylemeli, düşmanları güler yüzle ve tatlı dil ile idare etmelidir) sözüne uymalı, af dileyenleri affetmelidir! Herkese karşı iyi huylu olmalı, yumuşak söylemeli, sert söylememelidir! Kimse ile münakaşa etmemelidir! Münakaşa, dostluğu azaltır, düşmanlığı artırır.

 

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:


(Haklı iken de, münakaşayı terk edene, Cennette bir köşk verilir.) [Taberani]
(Haklı da olsa, münakaşayı terk etmeyen, hakiki imana kavuşamaz.) [İ.Ebiddünya]

Müdara ederken tatlı dilli ve güler yüzlü olmak gerekir. Herkesle müdara ederek sohbet etmelidir! Yani, hep tatlı dilli ve güler yüzlü olmalıdır. İyi ve kötü, herkes ile karşılaşınca, böyle olmalıdır.

Fakat, kötülere ve sapıklara müdahene etmemeli, onun sapık yolundan razı olduğunu zan ettirmemelidir. (Hindiyye)

(İyi geçinmek aklın başıdır) hadis-i şerifi, ancak akıllı kimsenin insanlarla iyi geçineceğini bildirmektedir. (Beyheki)

İbrahim Hakkı hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, insanlarla iyi geçinmemizi emrederek hadis-i kudside, (Kötülük edene iyilik eden, gelmeyene giden, uzak durana yaklaşan, yemek vermeyene yemek veren, en üstün olandır. Affedin, ayıp örtün, merhamet edin ki merhamete kavuşun! İnsanlara karşı iyi huylu olanı severim ve insanlara onu sevdiririm) buyurdu.

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Selam verirken gülümseyen, sadaka sevabına kavuşur. ) [İ.E.dünya]

(Kim, bir müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindirse, Allahü teâlâ, kıyamette en sıkıntılı anlarda, onu sıkıntılardan kurtarır.) [Buhari]

(İmanı en kuvvetli olan, ahlakı en güzel ve hanımına karşı en yumuşak olandır.) [Tirmizi]
(Söz veriyorum, tartışmayan, haklı da olsa, kimseyi incitmeyen Cennete girer.) [Tirmizi]

 

Müslümanların en önemli özelliklerinden biri, etrafındaki insanları düşünmeleri, onların iyiliğini güzele davet etmeleridir. Bu önemli görevi yerine getirirken takınacakları tavır, başarı göstergesi olacaktır. Evvela müslümanın “iyiliği emr, kötülükten men” etme görevinin olduğuna işaret eden Cenab-ı Hak (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsizin, iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.” (Al-i imran, 110)


Müslüman, bu önemli irşad görevini yerine getirmeden evvel, bilgisini, görgüsünü artırarak, yaradana karşı kulluk görevini eksiksiz yerine getirmeye çalışan örnek bir insan olmalıdır. Bundan sonra güler yüzle ve mülayim bir şekilde insanlara kabiliyetlerine göre öğüt verilebilecek, görmüş olduğu hataların düzeltilmesi için gayret sarf edilecektir.


İnsanlara güleryüz ve şefkatle yanaşılması ve irşad edilmesi gereğine değinmiştik. Bu konuda Cenab-ı Hak (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur.


“O vakit Allah ‘tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şübhesiz etrafından dağılıp giderlerdi.”
(Al-i imran, 159)

 

 

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.