Daily Archives: Temmuz 2, 2008

Üç Aylar

Standard

Allah (c.c) katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak öyle zamanlar vardır ki o zamanlarda  öyle hadiseler olur ki, o vakte diğer zaman dilimlerinden daha üstün bir değer kazandırır. Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi´de bu müstesna zamanlardan biridir. Cuma geceleri böyle kıymetli vakitlerden biridir. Regaib Gecesi gibi iki kıymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kıymetli oluyor. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla´ya sunulduğu ve O´nun rahmetinden af istenildiği umut, huzur ve müjde gecesidir.

Allah Teâla´nın kullarına lütfunun çokluğu, kereminin bolluğu ve pek çok günahkarı bağışlaması sebebiyle bu  geceye Regaib Gecesi” adı verilmiştir. Bu gecenin bu değeri nereden kazandığı hususunda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah  (s.a.v)´e hamile olduğunu anladığıdır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) Regaib gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua ederr, namaz kılar, oruç  tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)´in Receb´in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.

 

 

Regâib ne anlama geliyor?


Regâib, Arapça bir kelimedir ve “reğabe” kökünden gelmektedir. “reğabe”, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. “reğîb” kelimesi ise, “reğabe”den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. “Reğîbe”nin çoğulu da “reğâib” dir. Bu gece Peygamberimiz’in ana rahmine düştüğü yönünde rivayetler vardır ancak ilmi dayanağı yoktur.
Üç ayları nasıl değerlendirebiliriz?

* Nafile oruçlarla
Pazartesi-perşembe oruçlarını gücümüz yettiğince tutabiliriz. Yapamıyorsak, “dilimize, gözümüze ve kulağımıza” günah orucu tutturabiliriz!
* Nafile namazlarla
Evvabin, duha namazı, teheccüt namazı vb. kılarak. Ya da kazaya kalmış namazlarımız varsa her namazın sonuna bir adet ekleyip kaza ederek…
* Hayır ve hasenatla
 

 

Kişinin tebessümü bile sadaka hükmündedir. Herşeyi hayra yormak, işin oluruna gitmek, müslümanlar arasındaki işleri hal yoluna koymaya çalışmak, dargınları barıştırmaya, küskünleri ısındırmaya çalışmak hayır ve hasenat hükmündedir. Hele bir de maddi imkanınız varsa bu daha çok sevap kazanma imkanı verir Müslüman’a. Bazı mübarek vakitlerde Kur’an’ın normalde 1’e 10 olan sevabı, 1’e 700 bine kadar çıkabilmektedir. Yine sadaka ve zekatların sevapları da öyledir. Müslümanlar bundan mahrum kalmamak için mesela zekatlarını Ramazan’ın en mübarek vakitlerinde vermeye gayret ederler.

Bu aylara “Çok sevaplı ibadet ayları” diyen Bedüzzaman şöyle işaret ediyor :

“Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i  Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar.” (Şualar, 416)

 

 

Kandillerin Tarihçesi
Kandil, Rabb’imizin ve Resûlü’nün mübarek saydığı gecelere verilen isimdir. Bu geceler Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olan Kadir, Receb ayının yirmi yedinci gecesi olan Mirac, Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat, Receb ayının ilk cuma gecesi olan Regaib ve Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid’dir. Osmanlılar döneminde, II. Selim zamanından başlayarak minarelerde kandiller yakılarak duyurulduğu ve kutlandığı için kandil olarak anılmaya başlayan gecelere Kandil-i Şerif de denir. Ayrıca her gece, Leyle-i Kadir, Leyle-i Mirac gibi terkiplerle de anılır. Hicretten üç yüz yıl sonra ilk kez Mısır’da, Fatimiler döneminde Mevlid; dört yüzyıl sonra da Kudüs’te Mirac, Regaib ve Berat geceleri ihya edilmeye, bu geceler camilerde cemaatle yapılan ibadetlerle yaşatılmaya başlandı. Daha sonra bu kutlamalar gelenekleşti. Yüzyıllardır kandiller camilerde okunan mevlid ve Kur’an’la yapılan dua ve ibadetlerle canlı biçimde kutlanmaktadır.


İdrak ettiğimiz mübarek Regaib Kandili vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularını frenleyelim. Gönül dünyamızı bulandıran haset, kin, düşmanlık gibi kötü duygulardan temizleyelim inşaAllah.