Şubat 25, 2008 için arşiv

Kalbi Olan Girebilir…

Posted in edebi yazılar on Şubat 25, 2008 by islamasevgi

679f.jpg

Kulağınız varsa, kalbiniz korkudan duracak.
Kalbi olan girebilir!
Sevginin ihtişâmı tek ve yalnızca O’na olan adanışta, adanışın tüm sevgilere sirayetinde yatar.Sadece O’nu sevebilirsin.
Bütün sevdiklerin O’dur.

Sadece O’nu bilebilirsin.
Bütün bildiklerin O’dur.

Sadece O’nunla konuşabilirsin.
Bütün konuştukların O’dur.
Hû Konşu! Hû. İnsanın yaratılıştan sahip olduğu fıtrî öz, ’büyük bütün’e, kemâlâta doğru olan koşusunu başlangıçtan beri büyük katılımlarla, büyük çağlayanlarla sürdürmüştür. Her aşamada kutlu bir yolcunun sadrından feyezân etmiş, taşarak ‘büyük coşku’ya katılmıştır. Her taşıp coşması, varlığın türküsünü şakıyacak, varlığı çepeçevre sarmalayacak, varolanların anlamlarıyla bütünleşecek, adeta varlığın ve insanlığın özü sayılabilecek ‘O Kutlu Yolcu’ya hasret içinde sürmüştür. Ve hasret dinmiştir. ‘O Kutlu Yolcu’ Sidre’yi aşıp, varlığı kuşbaşı tarassut ederek, simasında FITRAT’ın cazibedar tebessümüyle aramızda / başımızın üzerinde yerini almıştır.

Övünç kaynağımızdır O, insanlığın anlamıdır. Selam Onadır, muhabbet Ona; Onadır ihtirâm…

Her yazılan, her söylenen; - tüm konuşma ellerin mâverâya açılışı olmalı. Camâl’e, Hüsün’e, Kemâl-i Vücûda hakşinâs bir davetiye, nazlı bir perestiş; tüm kâinatı telezzüzüyle ürperten her bûseyle taltîfimizde yerlebir – Bîr olup devrilen tâ içimiz; - tüm konuşma: Sükût…
Yani sözün Kalbe inişi,
yani konuşmanın sükûta kalboluşu,
yani: DUÂ.

Söz’ün ihtişâmı sadeliğinde yatar.
Muhabbetin ihtişâmı saflığında,
Hayatın ihtişâmı kulluğun izzetinde,
Dostluğun ihtişâmı himmetinde, şefkatinde,
Kâmil kişiliğin ihtişâmı kemâl-i aczinde,
Ebeveynin ihtişâmı şefkatinde,
Büyüklüğün ihtişâmı ihtişâmın fakrinde,
Varlığın ihtişâmı semeresinde yatar.
Varlığın semeresi insandır.

İnsan nefesi açılır açılmaz şiir soluklamaya başlar; dili çözülür çözülmez şiir söyler. İşte, en büyük şairler çocuklardır!

Yazmak ve konuşmak
belki söz’e sahip olmak düşüncesinden kaynaklı;
ben’imizi meşrulaştırmaktan.
Şiir; söz’ün, dil’in bize sahip oluşu.
Önce kelimeyle ben’imiz ilâhlaşırken,
ardından şiirin diliyle ben’imiz ilâhlarca yerlebir edilir.
Söz hakimdir, söz bizim değildir artık.
Kelâm artık sonsuz bir sükûttur.
“Önce sükût vardı” ve şimdi “yalnız sükût vardır”.
Kelâm solunmuş, parlatılmış (nûr) ve sükûtun sonsuzluğuna,
her şeyi kaplayıcı sağanağına, esintisine (zulmet) katılmıştır.

Sonsuz sükût; sonsuz sükûn.

Konuşma sessizliğin soluklanmasıdır (hayatıdır).
Koruyup yaydığında kelâmı sükût,
Nefes aldığında konuşma;
Sükût bütün konuşmadır.

Sessizlik… Konuşma şimdi başladı.
Sükût… Ve konuşma şimdi asıl.
Susun! Konuşma başlıyor.
Hû Konşu!

Alıntı

Nihat Hatipoğlu-ya BATAKLIĞI KURUTUN ya DÜŞENİ KALDIRIN

Posted in Diğer Videolar on Şubat 25, 2008 by islamasevgi

ALLAHIN RESULU 

bataklığa saplananlara sizde vurun demiyordu. 

ya BATAKLIĞI KURUTUN ya DÜŞENİ KALDIRIN

diyordu.

 

Nihat Hatipoğlu/Hz. Hubeyb (Dosta Doğru)

Posted in Diğer Videolar on Şubat 25, 2008 by islamasevgi

Size Bir Mektup Var…

Posted in İslami yazılar on Şubat 25, 2008 by islamasevgi

41000000000419736.jpg 

Yumurtanızı nasıl yerdiniz? Rafadan mı?
Kahvenizi sütlümü alırdınız, yoksa sademi?
Sofranızda pastırma olmasa kızar mıydınız?
Üç çeşit yemekten sonra tatlı alırsınız herhalde?
Aman ha porselen tabaklarınıza dikkat edin
Sonra kırılırsa ne yaparsınız?

Doğru ya siz ne anlarsınız yokluktan ve dardan
Size bir mektup var! Çöpten ekmek toplayanlardan.

islamasevgiaclik02.jpg
Hangi kolejden mezun olmak istersiniz?
Babanız anneniz size ne marka bilgisayar alsın?
Sınıfı geçerseniz kameralı cep telefonu ister misiniz?
Aman ha okulunuzdaki bale kursuna devam edin
Kolej üniformalarınız kaç çeşit olsun?
Okul servisiniz geç gelse kızar mıydınız?

 

01.jpg

Doğruya siz ne anlarsınız , mum ışığıyla sabah edenlerden
Size bir mektup var! Merkep sırtında okula gidenlerden.

870847288_small.jpg

Bu gün hangi mağazayı dolaşmak isterdiniz?
Vitrindeki elbiselerden kaç tanesini alırsınız?
Ayakkabınızla kravatınız aynı renk olmalı değil mi?
Yoksa size gülerler mi aynı takımı her gün giyseniz?
Aman ha akşamki diziyi kaçırmayın
Sonra yarın ne konuşursunuz altın günlerinizde?

 

redfelt1.jpg

Doğru ya siz ne anlarsınız bir yamayı üçe bölenlerden?
Size bir mektup var! Kış günü elbisesiz ölenlerden?

Alıntı