Ocak 15, 2008 için arşiv

İsm-i a’zam Duâsı

Posted in Dualar on Ocak 15, 2008 by islamasevgi

islamasevgiismi_azam.jpg

İsm-i a’zâm duâsı, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a’zâm duâsı hakkında bazı işaretler bildirmiştir.Hz. Âişe vâlidemiz anlatır:

Resûlullah, duânın kabul olmasına sebep olan ism-i a’zâmı bilip bilmediğimi sordu. Bilmediğimi söyleyince,“Yâ Âişe onu öğretmek, onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz” buyurdu.

Kalkıp abdest aldım ve iki rek’at namaz kılıp,

 “Allahümme innî ed’ûkellah ve ed’ûkerrahmân ve ed’ûkelberrerrahîm ve ed’ûke biesmaikelhusnâ külleha mâ alimetü minhâ ve mâ lem a’lem entagfirelî ve terhamenî” (67/1) duâsını okudum.

Gülümsiyerek “İsm-i a’zâm, okuduğun duânın içindedir” buyurdu.
Peygamber efendimiz, “Allahümme innî es-elüke bienne lekelhamde lâ ilâhe illâ ente yâ hannân, yâ mennân, yâ bedîassemâvâti vel erdı, yâ zel-celâli vel-ikrâm” (67/1) okuyan kişiye buyurdu ki:
“İsm-i a’zâmla dilekte bulundun, bununla duâ edilince, o duâ kabûl olur ve bu duâ ile bir dilekte bulununca, dileği yerine gelir.Başka bir zaman da, İsm-i a’zâm, “Ve ilâhüküm ilâhün vahid, lâ ilâhe illâ hüverrahmânürrahîm” âyeti ile “Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm” âyeti içindedir” (67/1) buyurdu.
 

Hazret-i Ali’nin bildirdiği ism-i a’zam duâsı var.“Bu duâya sımsıkı sarılın. Çünkü o Arş-ı a’zamın hazinelerinden bir hazinedir.” buyurduğu duâ şöyle:
“Allahümme innî es’elüke yâ âlimel hafiyye, ve yâ men-is-semâu bikudretihi mebniyye, ve yâ men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve yâ men-iş-şemsü vel-kameru binûri celâlihi müşrika ve mudıyye ve yâ mukbilen alâ külli nefsin mü’minetin zekiyye ve yâ müsekkine ra’b-el-hâifîne ve ehl-et-takıyye, yâ men havaicul-halki indehü makdıyye, yâ men necâ Yûsüfe min rıkk-il-ubûdiyye, yâ men leyse lehü bevvâbün yûnâdî velâ sâhibun yağşa ve lâ vezîrun yu’tî ve lâ gayruhu rabbün yud’a ve lâ yezdadu alâ kesretil-havaici illâ keremen ve cûden ve sallallahu alâ Muhammedin ve âlihi ve a’tini süâli inneke alâ külli şey’in kadîr.” (67/1)

Duâya, e’ûzü besmele, Allahü teâlâya hamdü senâ ve Resûlüne salâtü selâm ile başlamalıdır!Peygamber efendimiz, duâya başlarken, “Sübhâne Rabbiyel aliyyil a’lel vehhâb” derdi. Allahü teâlâ, salevât-ı şerîfeyi kabûl eder. Duânın başı ve sonu kabûl olunca ortasının kabûl olmaması düşünülmez.Peygamber efendimiz, “Allahü teâlâya günah işlemiyen dil ile duâ edin” buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince, “Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir” buyurdu. Yine buyurdu ki:” Duânın kabûl olması için iki şey lâzımdır. Duâyı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. “

Rabbim(c.c.) cümlemizi duası kabul olunan kullarının zümresine dahil eylesin inşallah.

Sevgiyle Kalın

 

Derman Arardım Derdime(ashabilyemin)

Posted in Diğer Videolar on Ocak 15, 2008 by islamasevgi

Namazın Edebi

Posted in NAMAZ on Ocak 15, 2008 by islamasevgi

islamasevginamaz.jpg

Ey imam;

Namaza başlarken Allâhu ekber demenin mânâsı şudur: “Allâh’ım, biz senin huzûrunda kurban olduk.” Kurban keserken Allâhuekber dersin işte, öldürülmeye layık olan nefsi kurban ederken de bu söz söylenir. O esnada beden İsmail, can da Halîl İbrahim gibidir.

Can, bu semiz bedenin hevâ ve hevesini kesmek için tekbîr getirince Beden şehvetlerden, hırslardan kurtulur, namazda “Bismillahirrahmânirrahîm” demekle kurban olur gider. Namaz kılanlar, kıyâmette olduğu gibi, Allâh’ın huzûrunda saflar halinde dururlar, sorguya, hesap vermeye, yalvarmaya koyulurlar. Namazda gözyaşı dökerken ayakta durmak, kıyâmet günü dirilerek, kabirlerden kalkıp mahşer yerinde Allâh’ın huzûrunda ayakta durmağa benzer.

Cenâb-ı Hakk; “Sana verdiğim bu kadar mühlet içinde ne yaptın? Ne kazandın, ve bana ne getirdin?” diyecek. Ömrünü ne ile, ne işlerle, ne gibi ibâdetlerle, ne iyilikler yaparak harcadın, bitirdin? Sana verdiğim rızkı, kuvveti, gücü ne ile yok ettin? Gözünün nûrunu nerede tükettin? Beş duygunu nerelerde kullandın?

Gözünü, kulağını, aklını, irâdeni, bileğini, arşa ait olan bütün bu kuvvetlerini, neye, nerelere harcadın da onlara karşılık, bu dünyada neyi satın aldın? Sana kazma gibi, bel gibi el, ayak verdim. Onları sana ben bağışladım; onlar ne oldular?” Allâh’ın huzûrunda bunun gibi derde dert katan yüz binlerce haberler, sualler gelir.Namazda kıyamda iken, kula gelen bu sözlerden kul utanır, utancından iki büklüm olur ruküa varır.

Utancından ayakta durmağa gücü kalmaz, ruküda: “Subhane rabbiye’l-azîm” diyerek Allâh’ın noksan sıfatlardan berî olduğunu söyler.Sonra o kula Hakk’tan ferman gelir; “Başını kaldır da sorulan sorulara cevap ver.” denir. Kul utana utana başını ruküdan kaldırır; fakat, dayanamaz; o günahkar, utancından yine yüz üstü yere kapanır.Ona tekrar; “Secdeden başını kaldır da, yaptıklarından haber ver.” diye ferman gelir. O bir kere daha utanarak başını kaldırır ama, dayanamaz yine yılan gibi yüz üstü düşer.

islamasevgiyıldız.gif

Devamı »

Esmaü’l Hüsna

Posted in Esmaü'l Hüsna on Ocak 15, 2008 by islamasevgi

esmat.jpg

Hadis-i şerifte, Esma-i hüsnayı manası ile birlikte ezberleyenin Cennete gideceği bildirilmiştir. Sadece isimler okunup duâ edilirse duâ kabul olur. Esma-i hüsna şunlardır:

1- Allah: Her ismin vasfını ihtiva eden öz adı.

2- Er-Rahman: Dünyada bütün mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren,ihsan eden.

3- Er-Rahim: Ahırette, müminlere acıyan.

4- El-Melik: Yaratıcı, kainatın sahibi.

5- El-Kuddüs: Her noksanlıktan uzak.

6- Es-Selam: Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.

7- El-Mümin: İman nurunu veren.

8- El-Müheymin: Her şeyi görüp gözeten, her varlığın yaptıklarından haberdar olan.

9- El-Aziz: Mutlak galip, karşı gelinemiyen.

10- El-Cebbar: Dilediğini yapan ve yaptıran.

11- El-Mütekebbir: Büyüklükte eşi yok.

12- El-Halık: Yaratan, yoktan var eden.

13- El-Bari: Herşeyi kusursuz yaratan.

14- El-Musavvir: Varlıklara suret veren, onları birbirinden ayıran özellikte yaratan.

15- El-Gaffar: Günahları mağfiret eden.

16- El-Kahhar: Her istediğini yapacak gücte.

Devamı »